5 Eylül 2007 Çarşamba
Hazal Kaya Hakkında Yorum
garip tesadüflerin eseriyle karşılaştığım hanımdır. kızar mı bilmem ama yazayım. olur ki daha sonra bu yazı burada olmazsa o kızmıştır ben de silmişimdir.
tv izlemeyi uzun zaman önce bırakmışsınızdır. eksikliğini hissetmediğiniz gibi bunu çevreye anlatıp gurur da duyabiliyorsunuzdur. işin aslı televizyona çarkıfelek döneminde yasemin koşal'ın beyaz kutuları çevirmesinden beri düşmansınızdır. bilahare düşününce anlarsınız. karşısına geçmekten öte hiçbir aksiyon sergilemediğiniz aletin içinde bütün bir gençliğiniz yatar. karşısında ölen zamana acınır.
zaman olur büyürsünüz ki el oğlu interneti icat etmiştir. irc damında çile doldurur, icq vaktini tecrübe eder, msnde gençliği ziyan etmeye devam edersiniz. ha yine zaman birşeyler karşısında ölür ama tv bu dönemin ancak ara oyuncusu olur. kendi halinde bişiler göstermeye anlatmaya devam eder. önemli şeyler anlatmadığı zaman çoğu kez yüzüne bakmazsınız.
yine de internet geldi diye televizyonunu satan insanlar olmaz. zira, o da candır. mutfağa giderken, televizyon zamanı iyi ayarlayıp charlize theron gibi kimseleri gösterir. vaşşşş diye tvnin olduğu odaya girersiniz. veyahut konudaki örneğimizde hazal kaya da gösterilebilir. onda da odaya vaşş diye girilmesinde sakınca bence yoktur. kimbilir kaç kez oha bu kim dedirtip ekran başına kilitledi yurdum gençlerini bu kızcağız.
her nasılsa bugün ben henüz kim olduğunu idrak edememişken sohbetimize dahil oldu bu hanım. severe tribulence lar küba füze krizi derken ordan girdik burdan çıktık uzun süre. sinirliydi dünyaya... on yedisinde daha iyi bir dünyayı sırf üzerinde yaşayan insanlar için arzuluyordu. onu kesmiyor bunu biçmiyordu benim yaptığım gibi... güçlüydü... güzeldi de. gören kendisini üstünden uzun rüzgarlı yılların geçip eskitemediği ince bir huş ağacına benzetirdi ama kendisine çok az şey söyleyebilirdi. hatta bu hanımın konuşarak yarattığı karmaşadan sonra kullandığımız türkçe karganın gaklayışından daha güzel çıkmıyor*.
daha genç. şan şöhret gibi kaldırılması güç yükler altında ve fırtınalı düşünceler arasında yükseklere doğru çıkıyor. ama tırmanışı sırasında bir an durup telefonuma süper bi özellik yüklemeyi de ihmal etmiyor ve kendisini taksime kadar bırakmama da müsade ediyor.
yaşıyormuş bu tip kimseler. umudum artıyor.
Hazal Kaya Slaytı
4 Eylül 2007 Salı
Genco Dizisi 10. Bölüm
27 Ağustos 2007 Pazartesi
Genco Dizisi 9. Bölüm Özeti
Hazal kaya'nın oynadığı genco Dizisinde bakalım bu hafta neler oluyor? Hazal kaya severleri için..
9. Bölüm
Genco ve Pınar'ın aşkı tehlikede
Genco ve Pınar kalplerini birbirlerine tamamen açmışlardır. Genco, kardeşinden uzak kalma pahasına da olsa aşkına sahip çıkmaya karar verir. Ne Pınar’ın babası Necati, ne de Tibet onu durduramaz. Genco her şeyin iyilikle çözümleneceğine inanmaktadır. O nedenle Pınar’ı eve dönmeye ikna etmeye çalışır. Aşklarını kaçarak değil, mücadele ederek savunacaklarına onu ikna eder. Pınar’ın destek alacağı tek kişi annesidir. Ona her şeyi anlatır ve ondan destek ister. İşin ciddiyetini kavrayan Figen de Genco ile tanışmak ister. Necati Genco’nun peşini bırakmaz. Mahalleden Ejder ve adamlarından yardım ister. Onlar sayesinde bazı önemli belgelere ulaşır. Her şeyden habersiz olan Genco ise Pınar’ın annesi ile tanışacağı için çok heyecanlıdır. Büyük bir özenle randevu için hazırlanır. Ancak Pınar ve Genco’yu hiç ummadıkları bir sürpriz beklemektedir. Hala Cüneyt’e inanmak isteyen Özge sonunda acı gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Cüneyt ile bir kafeteryada buluşmaya giden Özge mafya Tekin ve adamları ile de karşılaşır. Aşkına bir türlü karşılık alamayan Tibet ise çılgınca bir işe kalkışır.
24 Ağustos 2007 Cuma
Genco Dizisi 8. Bölüm Hazal Kaya
22 Ağustos 2007 Çarşamba
Hazal Kaya'nın Tofita Reklamı
21 Ağustos 2007 Salı
Hazal Kaya Bilgileri
Adı Soyadı: Hazal Kaya
Doğum Tarihi: 1990
Boy: 160
KiLo: 47
Beden: 36
Yetenekler: Tiyatro, Dans, Keman, Oyunculuk
Sevdiği Gruplar Sanatçılar : beatles, the doors, camel, mfö, hayko çepkin